Şufa Hakkı Nedir?

Şufa Hakkı Nedir?

ŞUFA HAKKI NE DEMEKTİR ?

Taşınmazlarda paydaşlardan birinin payını paydaş olmayan üçüncü bir şahsa satması durumunda diğer paydaşlara satın alma hakkı tanıyan hakka şufa hakkı adı verilir. Yani paydaşların kendi arasında gerçekleştireceği satışlarda diğer paydaşlar şufa hakkı kullanamaz.

Kanunla tanınmış önalım hakkı için, taraflar arasında herhangi bir sözleşme bulunmasına ya da tapuya şerh edilmesine lüzum yoktur. Şufa hakkı diğer paydaşın payını üçüncü bir şahsa satmasından sonra ve payı satın alan kişiye karşı dava yoluyla ileri sürülebilir.

Şufa hakkı cebri artırma ile satışlarda kullanılamaz. Kanunen belirtilmiştir. Cebri satışa örnek olarak, icra yoluyla gerçekleştirilen satışlar verilebilir. Paydaşın hissesinin icra dosyasında haczedilerek bir üçüncü şahsa icra kanalıyla satılması durumunda yeni paydaşa karşı diğer paydaşlar önalım hakkını kullanamaz.

ŞUFA HAKKI DAVASI

Bu hak asliye hukuk mahkemesinde payı satın alan üçüncü şahsa karşı açılacak bir önalım hakkı davası ile ileri sürülebilir. Dava açmadan hakkın elde edilmesinin mümkünatı yoktur. Dava açılması için ilk olarak payı satan ya da satın alan kişinin ihtarnameyle satış hususunu hak sahibine bildirmesi gerektirmektedir. İhtarnamenin bildirilmesinden itibaren 3 ay içinde hak sahibinin davasını açması gerekmektedir. Eğer ihtarname bildirilmezse bu süre de başlamaz fakat kanun yine de bu süreyi satıştan itibaren 2 yıl ile sınırlamıştır.

Mahkeme davacıya satış bedelini yatırması için belirli bir zaman verir. Verilen zaman içerisinde satış bedelinin mahkemenin belirteceği şekilde depo edilmesi durumunda mahkeme tapu kaydının iptaliyle ön alım hakkı sahibi davacı adına tescil edilmesi kararı verir. Diğer yargı kararlarında olduğu gibi verilen karar temyiz ve istinaf yoluna açıktır. Ayrıca tapuda satışın değerinden daha düşük ya da daha yüksek gösterilmesi problem oluşturmaktadır.

TAPUDAKİ BEDELİN DÜŞÜK GÖSTERİLMESİ

Taraflar zaman zaman daha düşük vergi vermek amacıyla tapuda satış bedelini gerçekte olandan daha düşük olarak belirtebilmektedir. Aslen bu durum gerçekte var olan durumun gizlenmesi olarak açıklayabileceğimiz bedelde muvazaa olarak isimlendirilmektedir. Diğer paydaş ön alım hakkını kullanarak tapuda gösterilen bedelden payı almak istediğinde satışın tarafları mahkemede karşı çıkarak aslında daha yüksek değerden satış işleminin gerçekleştirildiğini bildirmektedirler.

Bu durumda Yargıtay’ın görüşü tarafların kendi gerçekleştirdikleri gerçek durumun gizlenmesine dayanarak kendi lehlerinde bir sonuç elde edemeyecekleri yönündedir. Yani başka bir anlatımla bu durumda davalının iddiası dinlenmemekte, tapuda gösterilen bedelin depo edilmesine ve davacı adına payın tesciline karar verilir. Bu durum vergiden kaçmak adına tapuda bedeli düşük gösteren alıcı bakımından ciddi bir zararın oluşmasını sağlamaktadır.

TAPUDAKİ BEDELİN YÜKSEK GÖSTERİLMESİ

Bedelin yüksek gösterilmesi halinde Yargıtay’ın yukarıdaki yorumunun aksi bir görüşü bulunur. Taraflar zaman zaman önalım hakkı sahibinin payı almasını engellemek adına tapudaki bedeli gerçekte olandan çok daha fazla gösterebilirler. Aslında bu da bedelde muvazaadır. Bu durumda payı önalım hakkıyla almak isteyen paydaş mahkemede bedelin yüksek gösterildiğinden itiraz edebilmektedir.

Yargıtay bu hususta satışın tarafı olmayan şufa hakkı sahibi paydaşın muvazaa iddiasının dinlenmesinin gerekli olduğunu ve muvazaa iddiasının tanık dahil her türlü delille ispatlanabileceğini söylemektedir. Yani şufa davasında davacı satışın taraflarının muvazaalı bir şekilde bedeli yüksek gösterdiğini tanık delili ya da diğer kanıtlarla ispatlaması durumunda tapuda gösterilen bedelden değil de gerçek bedel üzerinden payı adına işlettirebilmektedir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Call Now ButtonDetaylı Bilgi İçin Arayın
× Whatsapp Bilgi

Anahtar kelimenizi girin